Header Ads

Breaking News
recent

Bu anektodu yazmam gerek

İsmet Özel’in anlattığı bir anekdottur bu; kayıtlı halini bulamadım ve kayda geçmesi gerektiğini düşündüğüm için aktarıyorum.

Mehmet Ali Aybar 1960lı yıllarda Türkiye İşçi Parti’nin genel başkanıydı. Fakat kendisinin, klasik Marksist-sosyalist fikirlere uymayan fikirleri vardı. Örneğin, Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya’yı işgaline karşı çıktı. Bunun yanında, ona göre, her dönemin ve bölgenin kendine has dinamikleri vardı; dolayısıyla Marksizmi de bu bağlamda değerlendirmek gerekirdi. Marksizm ancak kendi tarihsel bağlamında değerlendirildiğinde anlamlıydı ama önemli olan Marksizmi, içinde bulunulan çağa ve coğrafyaya göre yorumlayıp şekillendirmekti. Bu yüzden, “Türkiye’ye özgü bir Sosyalizm” anlayışını savundu ve bu yaklaşımı yaymaya çalıştı.

Her düşünce grubunda olduğu gibi, Marksist-sosyalist gruplar arasında da bağnaz ve tutucu öğeler her zaman olmuştur. Mehmet Ali Aybar, Ortodoks Marksist-sosyalist fikirlerin dışına çıkmaya başlayınca, soldaki bu tutucu çevreler tarafından eleştirilmeye başlandı.

Gene böyle bir grubun bir araya geldiği bir toplantıda, Mehmet Ali Aybar eleştirilmektedir. Gruptakilerden biri şuna benzer bir şey söyler:
-Bu adam yoldan çıkıyor artık. Baksanıza Marx’ın kitabını bile reddediyor.
Gruptan başka biri bunu duyunca şu cevabı verir:
-Ulan, biz buraya Allah’ın kitabını reddettik de geldik, o da bir şey mi?  

İngilizcesini okuyun  

No comments:

Powered by Blogger.